Hurda araç teşvikini bekleyen birçok birey, olumlu gelişmelerin kapıda olduğunu umuyor. TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, esnafın üzerindeki borç yükünün giderek ağırlaştığını ifade ederek, yapılandırma ve hurda teşviği taleplerinin önemini vurguladı.

Yapılandırma ile hurda araç teşviki gibi uygulamaların ekonomiye aynı anda fayda sağlayabileceğini belirten Palandöken, "Esnafın sorunları her geçen gün daha da büyüyor. E-haciz uygulamalarıyla tüm mal varlıklarına ve banka hesaplarındaki paralarına el koyuluyor. Bu nedenle insanlar borçlarını ödemekte zorlanıyor. Biz, vergi borçlarımızı affedin demiyoruz, sadece bir yapılandırma yapmanızı talep ediyoruz. Bu yapılandırmanın ekonomiye canlılık katacağını düşünüyoruz. İnsanlar, ellerindeki kaynakları kullanarak borçlarını ödeyip işlerini sürdürebilecekler. Türkiye'de trafikteki araçların yaklaşık 8 milyonu 20 yaşın üzerinde bulunuyor. Toplamda yaklaşık 34 milyon araç mevcut. Haliyle, eski teknolojilere sahip bu araçların bakımı ve masrafları, tasarruf yapmamız gereken bir dönemde oldukça yük oluyor. Dünyada petrol krizi ve savaşlar da yaşanmaktadır. Yeni nesil araçlar, ekonomik ve teknolojik olarak büyük bir değişim yaşıyor. Bazı araçlar hibrit, bazıları elektrikle çalışıyor. Çevre dostu ve karbon salınımı yapmayan araçların yanı sıra, biz eski model araçların hurdaya çıkarılması için çabalıyoruz. Yani, sunduğumuz önerilerin acilen hayata geçirilmesi gerekiyor. Ülke ekonomisine belirli bir rahatlama getirilmesi mümkün" şeklinde konuştu.

YAPILANDIRMA 156 MİLYAR LİRA KAZANDIRDI
Son yapılan yapılandırma düzenlemesi ile devletin sağladığı tahsilatın yaklaşık 156 milyar lira seviyesinde olduğunu hatırlatan Palandöken, "Pratikte çözüme kavuşturulması gereken pek çok konu var. Bu durum, hem ekonomik canlılığı sağlamak hem de devlet gelirlerini artırmak için elzem. Sosyal güvenlik primleri ile diğer vergi borçlarına, hurda araç teşvikleri ile çözümler üretilmesiyle piyasada yenilenme ve hareketlenme görülebilir. E-haciz nedeniyle insanların mal varlıklarına el konuluyor. Ülkede peş peşe yaşanan ekonomik kriz, pandemi ve depremler gibi faktörlerin birikimi sonucunda bu durum oluştu. Böyle bir yapının ortaya çıkması halinde, insanlar borçlarını taksitlendirebilme ve ödeme konusunda rahatlık yaşayabilirler. Aksi takdirde bu durumda zorlanıyorlar" ifadelerini kullandı.

BORCU BORÇLA ÖDEMEK ÇÖZÜM DEĞİL
Yapılandırma isteğinin hızla hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Palandöken, "Bu bir affetme durumu değil, borcun taksitlendirilmesi için bir model sunuyoruz. Bu modelin kabul edilmesi ve insanların bunu kolaylıkla ödeyebilmesi gerekiyor. Aksi takdirde hem piyasalar durma noktasına geliyor hem de insanlar zor durumda kalıyor. Piyasalardaki canlılığın artması, vatandaşların işlerini daha huzurlu ve verimli bir şekilde sürdürebilmelerini sağlayacak. Borç yükünden kurtulmak için alternatif yollar geliştirilmesi şart. Borcun borçla ödenmesi ilkesiyle bu yollar açılmamalı. Gerçekten zorlu bir süreçten geçiyoruz. Bu sadece kelepçe değil; bir yapılandırma meselesidir. Her alanda bir daralma yaşanıyor. E-haciz sorunlarına maruz kalan ve sosyal sigorta hizmetlerinden tam olarak faydalanamayan insanlar, yalnızca sağlık muayenesi olmak için gitmekle yetiniyorlar. Eczanelerde ilaç alamayan bireyler de mevcut" şeklinde ekledi.